Editörden / Mart 26, 2016 Vız Gelir

Vız gelir! Tarihe tanıklık ettiğimizin sorumluluğunda olmamız gereken günler yaşıyoruz. Komşumuza sahip çıkmanın, doğamızı, çocuklarımızı, karış karış toprağımızı, zenginliklerimizi, inancımızı, vicdanımızı koruyabilmenin sınavından geçiyoruz. İyiye, güzele dair ne varsa yılmadan kucaklayabilmek için uzatıyoruz kollarımızı. Yayın organlarının zapturapt altına alındığı, uzunca bir süredir dergilerin havlu attığı, sansür mekanizmasının sanatı ‘müstehcen’ce kuşattığı bir gerçeklikte biz kaldığımız yerden...

Editörden / Mayıs 8, 2015 Zülfü yâre

Sansür! Bugün yıllardır süregelen baskılar nedeniyle okurdan önce mahkemeye giden yayınlar, yakılan kitaplar, filmler, üzerlerine yasakların gölgesi düşen notalar, prangaya vurulamayan düşünceler/düşler… Mayıs-Haziran sayımızın temasını ‘sansür’ olarak belirlediğimizden beri kara bir bulut olup çöktü üzerimize. Dergimizi hazırlarken sıkça karşılaştığımız görüşlerden biri şu oldu: “Hiçbir zaman olmadığı kadar baskı altındayız.” Evet, faşizmin en çıplak hallerinden geçtiğimiz...

2015 Mart-Nisan, Editörden / Mart 5, 2015 Bahara Doğru

“başarısız boktan bir kış geçirdik kanımız bile doğru dürüst akmadı bir sürü çocuğu öldürdüler” Turgut Uyar’ın 1970’lerin sonlarına doğru, faşizm koşullarında yazdığı bu dizeleri pek sevmem aslında. Acı bir çaresizlik, sessizlik gizlidir çünkü aralarında. Çünkü bu denli acı ve çaresiz kalmışsa bir şair insanlık için çok geçtir belki de… Ancak, Gezi Direnişi’nde de dilimize pelesenk...

Editörden

Editörden

Vız Gelir

Vız gelir! Tarihe tanıklık ettiğimizin sorumluluğunda olmamız gereken günler yaşıyoruz. Komşumuza sahip çıkmanın, doğamızı, çocuklarımızı, karış karış toprağımızı, zenginliklerimizi, inancımızı, vicdanımızı koruyabilmenin sınavından geçiyoruz. İyiye, güzele dair ne varsa yılmadan kucaklayabilmek için uzatıyoruz kollarımızı. Yayın organlarının zapturapt altına alındığı, uzunca bir süredir dergilerin havlu attığı, sansür mekanizmasının sanatı ‘müstehcen’ce kuşattığı bir gerçeklikte biz kaldığımız yerden…

Editörden

Zülfü yâre

Sansür! Bugün yıllardır süregelen baskılar nedeniyle okurdan önce mahkemeye giden yayınlar, yakılan kitaplar, filmler, üzerlerine yasakların gölgesi düşen notalar, prangaya vurulamayan düşünceler/düşler… Mayıs-Haziran sayımızın temasını ‘sansür’ olarak belirlediğimizden beri kara bir bulut olup çöktü üzerimize. Dergimizi hazırlarken sıkça karşılaştığımız görüşlerden biri şu oldu: “Hiçbir zaman olmadığı kadar baskı altındayız.” Evet, faşizmin en çıplak hallerinden geçtiğimiz…

2015 Mart-Nisan, Editörden

Bahara Doğru

“başarısız boktan bir kış geçirdik kanımız bile doğru dürüst akmadı bir sürü çocuğu öldürdüler” Turgut Uyar’ın 1970’lerin sonlarına doğru, faşizm koşullarında yazdığı bu dizeleri pek sevmem aslında. Acı bir çaresizlik, sessizlik gizlidir çünkü aralarında. Çünkü bu denli acı ve çaresiz kalmışsa bir şair insanlık için çok geçtir belki de… Ancak, Gezi Direnişi’nde de dilimize pelesenk…

2015 Ocak-Şubat, Editörden

Buralarda

Son zamanlarda teknoloji çağı, bilgi çağı gibi kulağa daha havalı gelen adlandırmalar yapılsa da uzay çağındayız biz. Başlangıcının hangi tarihsel dönüm noktasına denk düştüğü bir türlü bilinmeyen ama gelişiminin nasıl ilerlediğiyle ilgili hepimizin, üstüne üstlük bireysel anılarımızdan çıkartımlar yapabileceğimiz bir çağdayız. Aya ilk ayak basılan tarihi temel alırsak, ki bu biraz daha akla yatkın gözüküyor,…

2014 Kasım-Aralık, Editörden

Engelsiz

Çocukluğumuzun, ilk gençliğimizin ve yetişkinliğimizin en soğuk anılarına sahne oluyor ‘koridor’lar. Okulların, buz gibiliğini daha çok renginden alan ‘koridor’larında yitip gidiyor bakışlarımızın içinde yekpare bir yaşamı barındıran şenliklerimiz ve küçücük ellerimizin arasından kaymaya o yıllarda başlıyor hayat. Ne vakit rengarenk kalemlerinden masal kahramanları yaratmaya çalışsa bir çocuk ‘koridor’lar üstüne üstüne geliyor. İzin almalısın, parmak kaldırmalısın,…

2014 Eylül-Ekim, Editörden

Deniz kızı girdi düşümüze!

Defalarca okuduğumuz, çoğu farklı seslerden dinlediğimiz ne güzel bir şiirdir Balık Ağzı. Türk Edebiyatı’nda, adını Orhan Veli’ye ağıt niteliği taşıyan şiirden alan, tek şiir kitabı Otopsi ile değerli bir yer edinen Halim Şefik Güzelson’un Kılıç balıklarının öyküsünü anlattığı mısraları yaz boyunca gölgede bırakmaya yetti bizleri. Deniz temasının edebiyata olan yansımalarını Füsun Çetinel derledi. Reyhan Yıldırım,…

2014 Mayıs-Haziran, Editörden

Şimdi daha çok!

Hepimizin ciğerlerinin alev alıp cayır cayır yandığı günlerden geçiyoruz. Acı ne kelime, bizler şu haziran ayında yaşamanın zorluğunu deneyimliyoruz. Takvimler gün be gün adaletsizliğe karşı büyüyen isyanımızı gösteriyor. Bir yıl var ki takvim yaprakları öldüklerimizle anılıyor. Bizler de bir yazı olsun düşebilmek için tarihin artık ağırlığını gittikçe artarak hissettiğimiz gerçekliğine, bu sayı daha çok arşiv…

2014 Mart-Nisan, Editörden

Bahar gibi

Tıpkı içinde bulunduğumuz bahar gibi, umut dolu, hareketli, kıpır kıpır günler geçirdik. Ne bahar rehaveti! Yaz planlarımızı bile yaptık çoktan. Yazı Evi’nde atölyeler devam ediyor, Yeşim her gün başka bir fikir atıyor ortaya, bu da yaz dönemine özel farklı çalışmalar olacak anlamına geliyor. Umut dolu projeler taşıyor Yazı Evi’nin, içeri bahar girsin diye açtığımız pencerelerinden…

2014 Ocak-Şubat, Editörden

Böyle iyi

Geçen sayımızda sizlere Yazı Evi’nin hemen hemen her hafta değişen dekorundan, verilen eğitime, düzenlenen geceye hatta ruh halimize göre değişkenlik gösterdiğinden bahsetmiştim. Biz bu kez adresimizi değiştirdik: Taşındık. Daha büyük bir salonumuz oldu, daha çok odamız, sonra biraz daha Bahariyeli olduk sanırım. Güzel oldu, böyle iyi… Dergimizin görselliğinden içeriğine bir bütün halinde, gözümüze, fikrimize, oradan…

2013 Kasım-Aralık, 2014 Ocak-Şubat, Editörden

Merhaba,

Adı üzerinde Yazı Evi! Yazanların, yazamayanların, hayatını kelimelerin gücünde yakalayanların, harflerin dizilimine kapılanların büyülü dünyası. Hal böyle olunca Yazı Evi’nin bir yayınının olmaması bizlere ayıp geldi. İş başa düştü. Bir dergimiz olmasına olmalıydı da nasıl bir çalışmanın ürünü içimize daha çok sinerdi… Cevabı Yazı Evi’nin diğer çalışmalarında gizliydi: Biz sadece dergi yapmak isteyenleri buluşturduk. Gerisini…