Kitap

Naif Bir Flamingodan Doğmamış Çocuğa Mektuplar

Mesut ÖRS 

“Ya doğmak hoşuna gitmezse? Ya günün birinde haykırıp suçlarsan beni: “Sana kim dedi beni dünyaya getir diye? Neden dünyaya getirdin beni, neden?””

“Birçok kadın sorar kendi kendine, dünyaya neden çocuk getirmeli diye. Aç kalsın, üşüsün, ihanete uğrasın, aşağılansın, savaşta ya da hastalıktan ölsün diye mi?”

NaifBirFlamingonunGunluguKarnında henüz şekillenmeye başlayan bebeğiyle böyle konuşuyordu İtalyan yazar Oriana Fallaci. Bebeğiyle sohbetlerinden oluşan Doğmamış Çocuğa Mektup (Lettera a un bambino mai nato) isimli kitabı bu tarzda kaleme alınan ilk eserdi.

Henüz dünyaya gelmemiş ama gün gün gelmeye hazırlanan küçük bir insana dünyayı, hayatı ve ilişkileri anlatmak nasıl bir şeydir? Siz olsanız nasıl anlatırsınız? Anne olan herkes mutlaka bunun deneyimini yaşamıştır, kitap olarak yazmasa bile. Bazen yüksek sesle onunla dertleşerek, bazen kahkaha atarak, bazen de içinden içinden, hiç kimseye duyurmadan… Elif Durdu kitap olarak yazmış bunları ve bir nevi o duygulara da tercüman olmuş. 1975’te yayımlanan Fallaci’nin kitabından ayrılan en önemli yanı, dertleştiği bebeğin günümüz Türkiye’sinde hayata gelecek olması.

Elif Durdu bu noktada zor bir işe girişiyor ve bugün yaşadığımız, hepimizin bildiği bu ortama doğacak bir bebeğe nelerle karşılaşacağını anlatmaya çalışıyor. Hem de anneliğin, kendisi için “uygun bir müessese olmadığını” düşünen bir kadın olarak. “Anlatmak” ise kesinlikle bir öğütler silsilesi şeklinde değil. Karşılıklı oturmuş yaşıtı bir insanla sohbet eder gibi. Bunu yaparken aynı zamanda kendini anlatıyor aslında. Dertlerini, sorunlarını, kafasındaki soru işaretlerini, hayallerini, umutlarını, sevinçlerini ve kızgınlıklarını gün gün paylaşıyor onunla. Hepimizin karşılaştığı günlük yaşamdan parçalar, TV’den duyulan bir haber, evdeki köpeklerin yaramazlıkları, sokağa atılan gaz bombası, Cizre’de öldürülen bir çocuk, yaşamın içindeki her şey bu günlüğün konuları arasına giriyor. Günlük ilerledikçe “olması gerekenler” ile “olanlar” arasında, hayalleri, idealleri ve yaşadıkları arasında sıkışmış “modern zaman insanı”nın manzarası çıkıyor ortaya. Çelişkileri, çıkmazları ama ille de yitirmediği umutlarıyla…

“Dünyayı onlar yaratmıştı; nasıl yok edeceklerini de bizden öğrenecek değillerdi!” diye iktidarın gücüyle tüm yaşamı zorla belirlemeye çalışan iktidar sahiplerini anlatıyor bir yerde. Başka bir yerde “Deniz’i, Hüseyin’i Yusuf’u sana nasıl anlatacağımızı bilemiyorum minik dostum! Ulaş’ı, Mahir’i, Sinan’ı…” dediğini görüyoruz. Ülkemizin manzarası içinde aynı zamanda tanık olduğu her şeyi iliklerine kadar hissederek yaşayan bir kadının iç yolculuğunu da izliyoruz. Hayal kırıklıklarıyla dolu hayata karşın umut hep canlı kalıyor. “Muhtemelen hiçbir zaman bizim kadar itaatkar olmayacaksın, kimse seni ucuz öykülerle uyutamayacak.” diye sesleniyor “minik dostum” dediği doğmamış bebeğe.

Kitabın konusu dışında önemli bir artısı başlayınca bir solukta okutan akıcı bir dile sahip olması. Bunda Elif Durdu’nun ironiyi ve mizahı beceriyle kullandığı kendine özgü üslûbunun önemli bir payı var. Mesela bugünün dünyasına doğacak bir bebeğe karşılaşacağı hayatı anlatırken acılardan bahsetmemek mümkün değil. Ama nasıl? Bu noktalarda kalbimize iğneler batar. Ağlamak da isyan da haktır. Yazar böyle konularda ağdalı bir acı anlatısına veya hamaset klişelerine düşmeden bu yükün altından incelikle kalkmayı başarıyor. Satır aralarında gündelik sıradan olaylarla dünyanın ve ülkenin sosyo-politik durumu arasında kurduğu ironik bağlantılar, arada kendisiyle de dalga geçebilen mizahi tarzı, bazen acıtsa da bazen güldüren dolu dolu bir okuma vadediyor.

Fonda acımasız bir dünyanın olduğu, insanın kendisiyle ve doğmamış bir çocukla dertleştiği naif bir yolculuk bu. Bu yolculuğun içinde siz de varsınız ve bu kitapta bu yolculuğun günlüğünü okuyacaksınız. Ve okuyunca belki siz de “zamanın bizi naif flamingolara dönüştüreceğini henüz bilmiyorduk” diyeceksiniz. 

Naif Bir Flamingonun Günlüğü
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Yazar: Elif Durdu
Sayfa: 200
Basım: 2016

Haziran 18, 2016

ONE COMMENT ON THIS POST To “Naif Bir Flamingodan Doğmamış Çocuğa Mektuplar”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.