Tag: öykü

Öykü

İnci Küpeler

 Cemal ERDEM Kapıyı defalarca çalıyorum. Kimse açmayınca cebimden çıkardığım mendile bir not yazıyorum. Notu kapı eşiğine sıkıştırıyorum. “Seni merak ettim, bana ulaş.” Merdivenleri iniyorum. Tek tek. Işıklar sönüyor. Elimi havaya kaldırıyorum. Kahretsin bu ne karanlık böyle. Trabzanlara tutunarak girişe ilerliyorum. Bir adam dik dik bakıyor bana. “Selin Hanım hoş gelmişsiniz, erken dönmüşsünüz. Tekin Bey yok…

2015 Mart-Nisan, Öykü

Rüyam Derya Deniz

Cemal ERDEM Çok kalacağımı sanmam. Olsa olsa yirmi dakika. Eski tanıdıkların bana yabancı yüzleriyle karşılaşırım. Büsbütün mavi gökyüzü altında anlatılan anıları dinlerim. Onlar hakkında tekrar tekrar konuşuldukça yaşanılanların gerçeklikleri değişir. Olaylar, kişiler, mekânlar farklılaşır. Anılar hasar alır. Kimsenin umurunda olmaz. Güler geçerler. Demir kapıdan geçiyorum. “Buyrun…” diye bir ses. Arkamı dönüyorum. “Kimi aramıştınız?” Yıllardır görmediğim…

Bayrak
2014 Kasım-Aralık, Öykü

Bayrak

Kemal ağabeyin başına ördüğüm belanın olay günü hatırlamaları. Annem babam ölsün ki hak etti Kafasını Eğip Arabanın İçine Soktular Ya Ona Çok Sevindim İşte… “Büyük kızın tek başına sinemaya gidiyor.” Bu laf sinirlerini bozdu.  Ama ne yapayım! Kıyma vermedi. Berber dükkânın önünde tavla oynayan, dombili parmaklı adama kasap denir. Bu var ya katil, valla mafya….

2014 Kasım-Aralık, Öykü

Pastırma Yazı

Huyum kurusun, kış dedim mi, ilham perilerime kıran girer. Yine günlerdir tek satır yazamıyorum. Bir keyifsizlik, bir tutukluk… Oysa yazmam lazım. İş çok, para yok. Bir yandan gazetenin yazı işleri sıkıştırır, öte yandan yayınevi, arada ev sahibi. Gençliğimden beri her kış meteliğe kurşun atarım. Hatta bazı kışlar önce işten, sonra evden bile atılırım. İlkbahar ya…

Nasıl Öldüler: Gogol
2014 Eylül-Ekim, Dosya

Nasıl Öldüler: Gogol

İnternete “Gogol nasıl öldü” diye bir başlık attığınızda iri puntolarla yazılmış “İleri Açlık” ibaresine rastlıyorsunuz. Alışıla gelmişin dışında, tedirgin edici bir ölüm şekli. İntiharın bile kanıksadığımız yolları var demek ki. Özlem KİPER Bugüne kadar işlediğim bölümlerde Zweing olsun, Mişima olsun öncesinde hep, eserlerinde  kendilerini ve davalarını bulmaya çalıştım. Davalarından kendilerini ve hayatlarıyla alıp  veremediklerinin, yazdıklarındaki…

Fanzinler
2014 Eylül-Ekim, Dosya

Fanzinler

Her ne kadar Türkiye dergiler mezarlığı olarak tanınıp Cemal Süreya’nın zamanında yaptığı; “şiir dergisi dediğin birkaç sayı çıkar, sonra da batar” şeklindeki gerçekçi tespiti günümüzde de geçerliliğini korusa da tüm zorluklarına rağmen, edebiyatın gelişmesinde dergilerin yeri yadsınamaz. Metin ÇALIŞKAN Edebiyat dergileri yazının mutfağıdır. Hem yazma pratiğimizi geliştirebilmek açısından hem de birbirinden farklı kalemleri, bakışları okuyabilmek…

2014 Eylül-Ekim, Öykü

Bir Kadın. Bir Erkek. Bir Çocuk

Ilık, yazdan kalma bir Eylül günü. Saat neredeyse öğlene varmak üzere. Birkaç ailenin dışında kumsal pek sakin bu sabah. Kumlar nemli, soğuk. Şezlonglar bir köşede, üst üste istiflenmiş duruyorlar. Füsun ÇETİNEL Omzunda çantası, tek elinde poşet, geniş kenarlı hasır şapkası ile hoş bir kadın beliriyor kumsalda. Yanı başında on dört yaşlarında kilolu, kırmızı plaj çantalı bir…